ABD Başkanı Donald Trump tarafından ABD Merkez Bankası (Fed) başkanlığına aday gösterilen Kevin Warsh, Senato Bankacılık Komitesi önünde yaptığı açıklamalarda mevcut para politikası anlayışını sert bir dille eleştirdi. Warsh, ekonomide köklü bir “rejim değişikliği” ve yeni bir “enflasyon çerçevesi” gerektiğini vurguladı.
“2021 ve 2022 Uygulamaları Birer Politika Hatasıydı”
Senato Bankacılık, Konut ve Kentsel İşler Komitesi’ndeki oturumda yaklaşık 2,5 saat boyunca soruları yanıtlayan Warsh, son yıllarda artan yaşam maliyetlerinin doğrudan Fed’in geçmişteki kararlarıyla bağlantılı olduğunu savundu.
Warsh, enflasyonla mücadelede geç kalındığını ima ederek şu ifadeleri kullandı:
Fed’in Bağımsızlığı ve Görev Tanımı
Para politikası bağımsızlığının kritik önemine değinen Warsh, kurumun kendi sınırları içerisinde kalması gerektiğini belirtti. Siyasi figürlerin faiz oranları hakkındaki görüş bildirmesinin bağımsızlığı zedelemediğini savunan Warsh, asıl belirleyici olanın Fed’in kendi kurumsal duruşu olduğunu ifade etti.
Reform Odaklı Bir Fed Vizyonu
Dünyanın hızlı bir değişim sürecinden geçtiğini ve geleneksel merkez bankacılığı yöntemlerinin bu hıza yetişemediğini belirten Warsh, adaylık sürecinde şu vaatlerde bulundu:
-
Yeni Enflasyon Çerçevesi: Mevcut hedeflerin ve yöntemlerin güncellenmesi.
-
Reform Odaklı Yaklaşım: Kurum içi işleyişte ve politika yürütme biçiminde köklü değişiklikler.
-
Görev Alanına Sadakat: Fed’in temel ekonomik sorumlulukları dışındaki alanlara müdahale etmemesi.
“Gerçek Bir Fark Yaratabiliriz”
Onaylanması durumunda en yetkin isimlerle çalışarak Amerikan halkı için somut sonuçlar üretmeyi hedeflediğini söyleyen Warsh, “Reform odaklı bir Fed, Amerikan ekonomisi için gerçek bir fark yaratabilir” dedi.
Warsh’un bu çıkışları, piyasalarda Trump döneminin Fed’inin çok daha agresif ve değişim yanlısı bir çizgi izleyeceği şeklinde yorumlandı.

