Türkiye’nin perakende devi BİM, Fas pazarındaki agresif büyümesini sürdürüyor. 2025 yılında rekor sayıda mağaza açılışı gerçekleştiren şirket, bu yılın ilk yarısında 1000 şube barajını aşarak liderliğini perçinlemeyi hedefliyor.
Kuzey Afrika’nın yükselen ekonomisi Fas’ta, indirimli market (discount market) sektörünün zirvesinde bir Türk markası yer alıyor. 2017 yılından bu yana pazar liderliğini kimseye kaptırmayan BİM Fas, 2025 yılında gerçekleştirdiği 144 yeni mağaza açılışıyla toplam şube sayısını 933’e yükseltti. Şirketin kısa vadeli hedefi ise 2026 yılına girmeden mağaza sayısını dört haneli rakamlara taşımak.
2025 Yılında Büyük Atılım
BİM, Fas operasyonlarında vites yükselterek geçtiğimiz yılı “yatırım yılı” ilan etti. Bir yıl içinde açılan 144 şube, markanın yerel halk tarafından ne kadar benimsendiğinin en somut göstergesi oldu. Sektör analistleri, BİM’in stratejik lokasyon seçimi ve uygun fiyat politikası sayesinde 2026’nın ilk çeyreği bitmeden 1000 mağaza hedefine ulaşacağını öngörüyor.
Fas Ekonomisine Dev İstihdam Katkısı
Sadece bir market zinciri olmanın ötesine geçen BİM, Fas iş gücü piyasası için de kritik bir aktör haline geldi. 2024 verilerine göre bünyesinde 5 bin Faslı personeli istihdam eden şirket, yeni açılan şubelerle birlikte binlerce kişiye daha iş imkanı sağlamaya devam ediyor.
Yerli Üretim ve Türk Markaları Bir Arada
BİM’in Fas’taki raflarında ilginç bir denge göze çarpıyor. Şirket, tedarik zincirinde yerelliğe büyük önem veriyor:
-
%85 Yerli Üretim: Mağazalarda satılan ürünlerin büyük çoğunluğu Fas menşeli ürünlerden oluşuyor.
-
Türk Markaları Raflarda: BİM’in Türkiye’deki popüler öz markaları (Private Label), Türkiye’de üretilerek doğrudan Fas’taki tüketicilerle buluşturuluyor.
Bu strateji, hem Fas’ın yerel üretimini destekliyor hem de Türk ürünlerinin yurt dışındaki marka algısını güçlendiriyor.
Editör Notu: Neden BİM Fas’ta Başarılı?
Fas, geleneksel bakkal kültüründen modern perakendeye geçiş aşamasında BİM’in “yüksek kalite, düşük fiyat” modelini hızla kabul etti. Özellikle lojistik gücü ve Türkiye’deki operasyonel tecrübenin bölgeye aktarılması, rakiplerine karşı ciddi bir avantaj sağlıyor.

