Mart ayında küresel jeopolitik gerilimlerin tırmanması, özellikle ABD-İran savaşı ve enerji fiyatlarındaki sert yükseliş, Türkiye’de enflasyon görünümünü yeniden yukarı yönlü risklerle karşı karşıya bıraktı. Artan petrol fiyatları, döviz kuru geçişkenliği ve Ramazan etkisiyle birlikte mart ayında aylık enflasyonun %2,4, yıllık enflasyonun ise yaklaşık %31,5 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.
Jeopolitik Gerilimler Piyasaları Şekillendirdi
Mart ayı boyunca finansal piyasaların ana belirleyicisi jeopolitik gelişmeler oldu. ABD ile İran arasında tırmanan gerilim, ABD ve İsrail’in İran hedeflerine yönelik saldırılarıyla yeni bir aşamaya geçti.
İran’ın bu saldırılara hızlı ve asimetrik yanıtlar vermesi, yalnızca bölgesel bir çatışma değil, küresel güvenlik açısından daha geniş çaplı bir risk algısı yarattı. Bu süreçte:
RAPORU İNCELE →
- Küresel risk primleri yükseldi
- Belirsizlik göstergeleri arttı
- Yatırımcı davranışlarında riskten kaçış eğilimi güçlendi
Bu tablo, özellikle gelişmekte olan ülkeler açısından finansal koşulların sıkılaşmasına yol açtı.
Enerji Fiyatları Enflasyonun Ana Sürücüsü
Jeopolitik tansiyonun en güçlü etkisi enerji piyasalarında hissedildi. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehdidi ve attığı adımlar, küresel petrol arzı açısından kritik bir risk oluşturdu.
ÖRNEK RAPORU GÖR →
Bu gelişmeler sonucunda:
- Brent petrol fiyatlarında sert yükseliş yaşandı
- Enerji maliyetleri hızla arttı
Enerji fiyatlarındaki artış yalnızca doğrudan maliyetleri değil, aynı zamanda:
- Üretim
- Taşımacılık
- Lojistik
kanalları üzerinden geniş tabanlı maliyet baskılarını da beraberinde getirdi.
Bu durum, küresel enflasyon beklentilerini yukarı çekerken, merkez bankalarının yeniden sıkılaşma eğilimine girmesine neden oldu.

