Loading...
tr usd
USD
0.16%
Amerikan Doları
43,83 TRY
tr euro
EURO
0.17%
Euro
51,70 TRY
tr chf
CHF
0.11%
İsviçre Frangı
53,29 TRY
tr jpy
JPY
0%
Japon Yeni
0,00 TRY
tr rub
RUB
0.43%
Rus Rublesi
0,52 TRY
tr cny
CNY
0.12%
Çin Yuanı
5,96 TRY
tr gbp
GBP
0.25%
İngiliz Sterlini
59,19 TRY
tr eur-usd
EURO/USD
0.15%
Euro Amerikan Doları
1,18 TRY
bist-100
BIST
0.94%
Bist 100
13.934,06 TRY
usd gau
Petrol
0.14%
Brent Petrol
71,76 USD
gau
GR. ALTIN
2.07%
Gram Altın
7.183,04 TRY
btc
BTC
-0.76%
Bitcoin
67.460,67 USDT
eth
ETH
-1.58%
Ethereum
1.942,35 USDT
bch
BCH
1.05%
Bitcoin Cash
570,02 USDT
xrp
XRP
-3.06%
Ripple
1,39 USDT
ltc
LTC
-3.02%
Litecoin
53,22 USDT
bnb
BNB
-2.18%
Binance Coin
612,05 USDT
sol
SOL
-2.34%
Solana
83,18 USDT
avax
AVAX
-3.32%
Avalanche
8,82 USDT
ada
ADA
-3.68%
Cardano
0,27 USDT
dot
DOT
-3.77%
Poladot
1,31 USDT
doge
DOGE
-3.51%
Doge Coin
0,09 USDT
shib
SHIB
-3.67%
Shiba Inu
0,00 USDT
featured

Yeşil Enerjide İşler Durma Noktasına mı Geldi? 16 Milyon Kişiyi İlgilendiren Rapor

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Reklam Alanı

Dünya genelinde enerji sektörü, tarihin en büyük dönüşümlerinden birini yaşıyor. Fosil yakıtlara dayalı eski düzen yerini hızla rüzgar, güneş ve teknoloji odaklı yeni bir yapıya bırakırken, bu değişim sadece faturalarımızı değil, çalışma hayatımızdan uluslararası siyasete kadar her alanı derinden etkiliyor. Son dönemde açıklanan veriler ve yaşanan gelişmeler, yeşil enerjinin artık bir seçenekten ziyade zorunluluk haline geldiğini, ancak bu yolculuğun sanıldığı kadar pürüzsüz ilerlemediğini gösteriyor. Özellikle istihdam verileri, teknolojik gelişmeler ve küresel iklim pazarlıkları, 2026 yılına girerken enerjinin yeni rotasını belirliyor.

Yeşil Enerjide İstihdamın Yeni Yüzü: 16 Milyonluk Dev Ordu

Dünya çapında yenilenebilir enerji sektörü, bugün devasa bir istihdam kapısı haline gelmiş durumda. Son rakamlar, bu alanda çalışan sayısının 16,6 milyon kişiye ulaştığını gösteriyor. İlk bakışta bu rakam oldukça etkileyici görünse de madalyonun diğer yüzünde ilginç bir yavaşlama dikkat çekiyor. Önceki yıllarda %20’lerin üzerinde seyreden istihdam artış hızı, son dönemde %2 civarına gerilemiş durumda. Peki, yenilenebilir enerji kapasitesi rekorlar kırarken neden yeni işe alımlar aynı hızda artmıyor?

Bunun temelinde yatan en önemli faktör, teknolojinin ve otomasyonun devreye girmesi. Artık enerji santrallerinin kurulumunda ve yönetiminde daha az insana ihtiyaç duyulan dijital çözümler kullanılıyor. Ayrıca, üretim kapasitesindeki aşırı doygunluk ve bazı bölgelerdeki şebeke darboğazları, projelerin hayata geçme hızını kesiyor. Sektör bazında bakıldığında ise güneş enerjisi (fotovoltaik) açık ara liderliğini koruyor. 16,6 milyonluk toplam istihdamın neredeyse yarısı, yani 7,2 milyon kişi güneş enerjisi projelerinde çalışıyor. Onu sıvı biyoyakıtlar ve rüzgar enerjisi takip ediyor. Coğrafi olarak ise Çin, bu alandaki toplam istihdamın %46’sını tek başına sırtlayarak küresel liderliğini kimseye kaptırmıyor.

Doğalgaz Piyasasında Kış Dengeleri ve Kesilen Hatlar

Avrupa ve Türkiye özelinde enerji gündeminin en sıcak başlığı her zaman olduğu gibi doğalgaz. Geçtiğimiz kış aylarının beklenenden daha ılıman geçmesi ve Avrupa’daki gaz depolama tesislerinin doluluk oranlarının yüksek seyretmesi, gaz fiyatlarında bir nebze de olsa rahatlama sağladı. Ancak bu durum, risklerin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Norveç’ten gelen yüksek gaz akışı piyasayı dengelese de jeopolitik riskler fiyatlar üzerinde baskı kurmaya devam ediyor.

Özellikle 2024 yılının sonunda Rusya ve Ukrayna arasındaki gaz transit anlaşmasının sona ermesi, Orta Avrupa ülkeleri için yeni bir belirsizlik dönemi başlattı. Rus gazının Ukrayna üzerinden Avrupa’ya akışının durması, enerji arz güvenliği açısından kritik bir eşiği temsil ediyor. Bu durum, Avrupa ülkelerini daha fazla sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ithalatına ve alternatif rotalara yönlendiriyor. Doğalgaz fiyatlarındaki dalgalanmalar, sanayiciden evdeki tüketiciye kadar herkesin bütçesini doğrudan etkileme potansiyelini koruyor. Uzmanlar, arz tarafındaki bu kırılganlığın ancak yenilenebilir enerji payının artırılmasıyla kalıcı olarak çözülebileceğini vurguluyor.

İklim Finansmanında Yeni Dönem: 300 Milyar Dolarlık Söz

Küresel çapta düzenlenen son iklim zirveleri, meselenin sadece çevre değil, aynı zamanda devasa bir “para” meselesi olduğunu bir kez daha kanıtladı. Bakü’de gerçekleşen son büyük zirvede, gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelere iklim değişikliğiyle mücadele için sağlayacağı mali kaynak konusunda uzun süren pazarlıklar yapıldı. Sonuç olarak, 2035 yılına kadar her yıl en az 300 milyar dolarlık bir finansman sağlanması konusunda uzlaşıya varıldı.

Bu rakam kağıt üzerinde büyük görünse de gelişmekte olan ülkeler ve sivil toplum kuruluşları, iklim değişikliğinin yarattığı yıkımı telafi etmek için trilyon dolarlık kaynaklara ihtiyaç olduğunu savunuyor. Bu fonların nasıl dağıtılacağı, hangi projelerin önceliklendirileceği ve borçlanma yerine hibe modellerinin ne kadar kullanılacağı önümüzdeki on yılın en önemli tartışma konuları olacak. Ancak şu bir gerçek ki, paranın akış yönü artık kirli enerjiden temiz enerjiye doğru kayıyor. Bankalar ve büyük yatırım fonları, karbon ayak izi yüksek projelere kredi vermekten kaçınırken, yeşil projeler için daha uygun şartlarda finansman sağlıyor.

Türkiye’nin Enerji Vizyonu: 2035 Hedefleri ve Güneşin Gücü

Türkiye, enerji dışa bağımlılığını azaltmak ve iklim hedeflerine ulaşmak için 2035 yılına odaklanmış durumda. Açıklanan stratejik planlar, önümüzdeki on yılda güneş ve rüzgar enerjisi kapasitesinin bugünkünün çok üzerine çıkarılmasını hedefliyor. Özellikle güneş enerjisinde her yıl en az 2.000 megavatlık yeni kapasite artışı hedeflenirken, rüzgar enerjisinde de deniz üstü (offshore) santraller gibi yeni teknolojiler devreye alınmaya hazırlanıyor.

Reklam Alanı

Nükleer enerji de Türkiye’nin enerji sepetindeki önemli bir diğer başlık. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin kademeli olarak devreye girmesiyle birlikte, baz yük enerji ihtiyacının önemli bir kısmının buradan karşılanması bekleniyor. Bu hamle, yenilenebilir enerjinin hava şartlarına bağlı olan değişken yapısını dengelemek açısından kritik görülüyor. Türkiye ayrıca, “yeşil hidrojen” gibi geleceğin teknolojilerinde de oyuncu olma hedefinde. Kendi enerjisini üreten, hatta fazlasını ihraç eden bir ülke olma yolunda atılan adımlar, sadece enerji faturasını düşürmekle kalmayacak, aynı zamanda yerli teknolojilerin gelişmesini de sağlayacak.

Elektrikli Araç Devrimi ve Şehirlerin Dönüşümü

Ulaşım sektörü, enerji dönüşümünün en görünür olduğu alanların başında geliyor. Sokaklarda her geçen gün daha fazla elektrikli araç görmek artık şaşırtıcı değil. Türkiye’de özellikle yerli otomobil Togg’un yollara çıkmasıyla başlayan ivme, dünya markalarının yeni modellerini pazara sunmasıyla hız kesmeden devam ediyor. Satış verilerine bakıldığında, elektrikli araçların pazar payının hızla arttığı ve tüketicilerin artık akaryakıt masraflarından kurtulmak için bu yöne eğildiği görülüyor.

Ancak bu dönüşüm beraberinde bazı zorlukları da getiriyor. Elektrikli araç sayısındaki artış, şarj altyapısının hızla yaygınlaşmasını zorunlu kılıyor. Sadece şehir merkezlerinde değil, şehirler arası yollarda ve apartman otoparklarında da güvenilir şarj noktalarına ihtiyaç var. Ayrıca, binlerce aracın aynı anda şebekeden elektrik çekmesi, mevcut elektrik dağıtım altyapısının da modernize edilmesini gerektiriyor. Akıllı şebeke sistemleri sayesinde araçların sadece enerji tüketen değil, ihtiyaç anında şebekeye enerji veren (V2G teknolojisi) birer mobil batarya olarak kullanılması da gelecekte mümkün olacak.

Sonuç olarak enerji dünyası, karmaşık ama heyecan verici bir geçiş sürecinden geçiyor. Fiyatlardaki dalgalanmalar ve iş gücü piyasasındaki değişimler kısa vadede sancılı olsa da uzun vadede daha temiz ve sürdürülebilir bir geleceğin kapıları aralanıyor. Vatandaşlar için bu değişim; daha yalıtımlı evler, kendi elektriğini üreten çatılar ve sessizce akan elektrikli araçlar anlamına geliyor. Teknolojiyi yakından takip eden ve bu dönüşüme ayak uyduran ülkeler ile bireyler, geleceğin dünyasında çok daha avantajlı konumda olacaklar.

TSKB

0
be_endim
Beğendim
0
dikkatimi_ekti
Dikkatimi Çekti
0
do_ru_bilgi
Doğru Bilgi
0
e_siz_bilgi
Eşsiz Bilgi
0
alk_l_yorum
Alkışlıyorum
0
sevdim
Sevdim