2030’a yaklaşırken küresel sermaye büyümeyi mi yoksa güvenliği mi satın alacak? Yapay Zeka devrimi kalıcı olabilir; ancak değerlemeler tarihsel zirvelere yakınken reel varlıklar görece ucuz kalıyor. Bu yazı teknoloji eleştirisi değil; bir sermaye döngüsü analizi.
Sermaye 2030’a Giderken Büyümeyi mi, Güveni mi Satın Alacak?
1970’lerde altın.
1980’lerde Japonya.
1990’larda Asya.
2000’de internet.
2006’da konut.
2020’de ARKK ve Bitcoin.
Bugün Magnificent 7.
Her döngü aynı cümleyle başlar:
“Bu sefer farklı.”
Ve çoğu zaman aynı gerçekle biter:
Yerçekimi.
I. Balonlar Değersizlikten Değil, Aşırı Beklentiden Doğar
Balon, değersiz varlık demek değildir.
Dotcom döneminde internet sahte değildi.
2006’da konut ihtiyacı gerçekti.
Bitcoin’in arkasındaki blockchain teknolojisi gerçek.
Ancak beklenti, gerçekliğin çok önüne geçti.
Fiyatlama geleceğin 15–20 yılını bugüne taşıdığında, risk yönetimi sessizleşir. Bugün ABD endekslerinde sermaye yoğunlaşması tarihsel zirvelere yakın.
Bu bir çöküş sinyali değil.
Ama bir kırılganlık sinyali olabilir.
II. Yapay Zeka Gerçek. Peki Ya Fiyatlama?
Yapay Zeka devrimi büyük ihtimalle kalıcı.
-
Otomasyon
-
Sağlıkta teşhis
-
Finansal modelleme
-
Askerî uygulamalar
-
Enerji optimizasyonu
Ancak finansal piyasalar çoğu zaman devrim ile fiyatlamayı karıştırır.
2000’de internet kalıcıydı.
Nasdaq ise %78 düştü.
Neden?
Çünkü değerlemeler döngünün önüne geçmişti.
Yapay Zeka insanlık tarihinin en büyük verimlilik sıçramalarından birini yaratabilir. Fakat piyasalar bu potansiyelin tamamını bugüne taşımış olabilir.
Üstelik kritik bir nokta var:
Yapay Zeka dijitaldir; altyapısı ise fizikseldir.
-
Veri merkezleri elektrik ister.
-
Elektrik bakır ister.
-
Çip üretimi nadir metaller ister.
-
Soğutma enerji ister.
Anlatı dijital olabilir.
Ama sınırlar fizikseldir.
III. Emtia / Hisse Oranı 50 Yılın Diplerine Yakın
Tarihsel olarak emtia/hisse oranı dip yaptığında:
-
Finansal varlıklar pahalıdır
-
Reel varlıklar ucuzdur
-
Likidite zirvededir
-
Sermaye konsantrasyonu artmıştır
1999’da benzer tablo vardı.
2019’da da benzer bir görünüm oluşmuştu.
Sonrasında emtia tarafı görece üstün performans sergiledi.
Bugün teknoloji hisseleri sermaye çekiyor. Ancak Yapay Zeka altyapısı için gerekli metaller hâlâ görece ucuz.
Bu tür çelişkiler genellikle uzun süre kalıcı olmaz.
IV. Parasal Rejimde Kırılma Riski
ABD bütçe açığı %6’nın üzerinde.
Küresel rezerv kompozisyonu değişiyor.
Çin altın biriktiriyor.
Hindistan uzun vadeli ABD tahvillerini azaltıyor.
Bu tablo hemen bir kriz anlamına gelmez.
Ancak şunu gösterir:
Parasal sistem artık tek kutuplu değil.
Güven zedelenirse, sermaye büyümeyi değil güvenliği satın alır.
Ve tarih boyunca güvenin son durağı çoğu zaman altın olmuştur.
V. Capital War 2030
Önümüzdeki mücadele askeri olmayabilir.
-
Rezerv savaşı
-
Enerji savaşı
-
Veri savaşı
-
Parasal güven savaşı
Yapay Zeka = verimlilik üstünlüğü
Altın = parasal egemenlik
2030’a giderken temel soru şu:
Sermaye büyümeye mi yığılacak, yoksa güveni mi fiyatlayacak?
VI. Olası Senaryolar (2026–2030)
Senaryo A – Yumuşak Reset
Teknoloji yatay seyreder. Emtia liderliği başlar. Altın 6.000–8.000 dolar bandına ilerler.
Senaryo B – Parasal Rejim Kırılması
Dolar zayıflar. Altın 9.000 doların üzerine çıkar. Reel varlıklarda sert yeniden değerleme görülür.
Senaryo C – Likidite Şoku
İlk etapta tüm varlıklar düşer. Ardından güven arayışı başlar. Altın ve reel varlıklar toparlanmaya öncülük eder.
VII. Portföy Doktrini: Yapay Zeka mı, Altın mı?
Bu bir “Yapay Zeka mı, altın mı?” sorusu değil.
Bu bir denge sorusu.
Geç döngü ortamında:
-
Aşırı konsantre büyüme risklidir
-
Reel varlık eksikliği risklidir
Stratejik yaklaşım:
Büyümeyi tamamen terk etmeden,
Güveni tamamen göz ardı etmeden,
Sermaye rotasyonunu izlemek.
Son Soru
“Bu sefer farklı mı?” demek kolay.
Asıl zor olan şu:
Eğer bu geç döngü ise ve bir reset gelirse, kim ayakta kalacak?
Sermaye zekâyı sonsuza kadar kovalamaz.
Bir noktada ağırlığı satın alır.
2030’a giderken asıl mesele bu olabilir.
Yazar:
Deep Diver Insights Volkan Korkmazer / [email protected]
Linked-In paylaşımıdır

