TCMB Başkan Yardımcısı Cevdet Akçay, dövize spekülatif amaçlarla yönelenlerin zarar etmesinin kaçınılmaz olduğunu vurgularken, alınan önlemler olmasaydı enflasyonun %200’e kadar çıkabileceğini söyledi. Akçay, Merkez Bankası’nın dışsal şoklara karşı her zaman müdahale araçlarına sahip olduğunu ve gerektiğinde yeni adımlar atılacağını belirtti.
“Yanlış Sebeple Dövize Gidenin Eli Yanmalı”
Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Cevdet Akçay, para politikasına ilişkin yaptığı değerlendirmelerde en dikkat çekici mesajı döviz piyasasına verdi.
Akçay, spekülatif nedenlerle dövize yönelen yatırımcıların zarar etmesinin kaçınılmaz olduğunu belirterek şu ifadeyi kullandı:
RAPORU İNCELE →
Bu yaklaşımın, TL’ye olan güveni yeniden tesis etmek açısından kritik olduğunu vurguladı.
ÖRNEK RAPORU GÖR →
“Önlem Almasaydık Enflasyon %200 Olabilirdi”
Akçay, Türkiye’nin enflasyonla mücadelesinde alınan kararların önemine dikkat çekerek, mevcut politika seti olmasaydı çok daha kötü bir tabloyla karşılaşılabileceğini ifade etti:
Bu değerlendirme, uygulanan sıkı para politikalarının alternatif senaryoya göre daha olumlu sonuç verdiği tezini güçlendiriyor.
TCMB: Dış Şoklara Karşı “Her Zaman Silahımız Var”
Orta Doğu’daki savaşın yarattığı risklere değinen Akçay, TCMB’nin gelişmeleri yakından izlediğini ve gerektiğinde yeni adımlar atacağını söyledi.
- Atılan adımlar günlük bazda değerlendiriliyor
- Yetersiz görülmesi halinde yeni önlemler alınacak
- Politika araç seti gerektiğinde değiştirilebilecek
Politika Seti Esnek Kalacak
Akçay, faiz oranları, makroihtiyati tedbirler ve döviz kuru dinamiklerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Mevcut politika yaklaşımının:
- Sabit olmadığı
- Gerekirse değiştirilebileceği
mesajını verdi.
Bu çerçevede TCMB’nin “duruma göre hareket eden” bir politika anlayışını benimsediği görülüyor.
“Hata Görülürse Düzeltiriz”
Akçay, Türkiye’nin enflasyonla mücadele sürecinde hatalardan ders çıkarıldığını belirterek, politika yapımında esnekliğin önemine dikkat çekti:
Merkez Bankası’nın hem Türkiye’de hem de küresel ölçekte dönüşen bir yapıya sahip olduğunu ifade etti.
İletişim Sorunu: “Bizi İstedikleri Gibi Okuyorlar”
Piyasa ile Merkez Bankası arasındaki iletişim sorunlarına da değinen Akçay, “confirmation bias” kavramına dikkat çekti.
- Piyasa aktörlerinin bilgiyi kendi beklentilerine göre yorumladığını
- Merkez Bankası’nın kendini daha net ve güçlü anlatması gerektiğini
belirtti.
Akçay ayrıca Merkez Bankası’nın sürecin zorluklarını yeterince anlatamadığını kabul etti.
“Kendime Hiç Güvenim Yok”
Akçay’ın en dikkat çekici ifadelerinden biri ise kişisel yaklaşımına ilişkin oldu:
Bu yaklaşım, belirsizlik ortamında temkinli politika yapımının önemine işaret ediyor.
Faiz Politikası: Kademeli Yaklaşım Savunuldu
Faiz artışlarının yeterince güçlü olmadığı yönündeki eleştirilere yanıt veren Akçay, kademeli sıkılaşma stratejisini savundu.
- Para politikası aktarım mekanizmasının zayıf olduğu
- Ani ve sert faiz artışlarının finansal istikrarı bozabileceği
vurgulandı.
“Şahin mi Güvercin mi?” Tartışmasına Yanıt
Akçay, kendisine yöneltilen “şahin merkez bankacı mısınız?” sorusuna şu yanıtı verdi:
Politika duruşunun etiketlenmesini doğru bulmadığını ifade etti.
Not İndirimi ve Rezervler: Her Şey Politikalara Bağlı
Akçay, kredi derecelendirme kuruluşlarının olası kararlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
- Politika hatası algısı oluşursa not indirimi gelebilir
- Doğru politika uygulanırsa olumlu değerlendirme mümkün
Öne Çıkan Politika Adımları
Akçay, özellikle iki politika adımını öne çıkardı:
- Kur korumalı mevduatın (KKM) sonlandırılması
- Menkul kıymet tesisine yönelik düzenlemeler
Bu adımların, para politikasının etkinliğini artırdığını belirtti.
DDÜNYA yazarı Recep Erçin’in onayı ile yeniden yayınlandı
Detaylı analizi gör

