Loading...
tr usd
USD
0.04%
Amerikan Doları
43,74 TRY
tr euro
EURO
0.04%
Euro
51,88 TRY
tr chf
CHF
0.11%
İsviçre Frangı
53,29 TRY
tr jpy
JPY
0%
Japon Yeni
0,00 TRY
tr rub
RUB
0.43%
Rus Rublesi
0,52 TRY
tr cny
CNY
0.12%
Çin Yuanı
5,96 TRY
tr gbp
GBP
0.05%
İngiliz Sterlini
59,41 TRY
tr eur-usd
EURO/USD
0.01%
Euro Amerikan Doları
1,19 TRY
bist-100
BIST
-0.78%
Bist 100
14.227,29 TRY
usd gau
Petrol
-0.03%
Brent Petrol
67,36 USD
gau
GR. ALTIN
-0.31%
Gram Altın
6.836,71 TRY
btc
BTC
0.15%
Bitcoin
67.601,79 USDT
eth
ETH
0.23%
Ethereum
1.996,35 USDT
bch
BCH
0.07%
Bitcoin Cash
563,76 USDT
xrp
XRP
0.15%
Ripple
1,48 USDT
ltc
LTC
-0.15%
Litecoin
53,87 USDT
bnb
BNB
0.19%
Binance Coin
618,92 USDT
sol
SOL
0.22%
Solana
85,26 USDT
avax
AVAX
0.08%
Avalanche
9,15 USDT
ada
ADA
0.15%
Cardano
0,28 USDT
dot
DOT
-0.06%
Poladot
1,35 USDT
doge
DOGE
0.59%
Doge Coin
0,10 USDT
shib
SHIB
-0.03%
Shiba Inu
0,00 USDT
featured

Sınırda Karbon Vergisi Uygulaması 1 Ocak’ta Yürürlükte: Türkiye İhracatını Nasıl Etkileyecek?

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Reklam Alanı

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (CBAM) iki yılı aşan geçiş dönemi sona eriyor ve mali yükümlülüklerin başlayacağı asli uygulama dönemi resmen başlıyor. Bu düzenleme kapsamında Türkiye de CBAM kapsamına girecek. 1 Ocak itibarıyla Avrupa Birliği, demir-çelik, çimento, alüminyum, gübre ve hidrojen gibi yüksek karbon salımlı ürünleri ithal eden sektörler için karbon vergisi uygulamaya başlayacak. Bu aşamada yalnızca raporlama dönemi sona erecek ve ithalatçılar ile üreticiler açısından mali yükümlülüklerin fiilen başladığı yeni bir süreç başlayacak.

Yeni kurallara göre AB pazarına giren ürünler için CBAM sertifikası satın almak ve teslim etmek zorunlu olacak. İthalatçılar, ürünlerin üretimi sırasında ortaya çıkan emisyonlar için belirlenen karbon bedelini ödemekle yükümlü olacak. Sertifika fiyatları, AB Emisyon Ticaret Sistemi’nin (ETS) haftalık ortalama fiyatları üzerinden belirlenecek ve emisyon verileri bağımsız, akredite kuruluşlarca doğrulanacak.

AB dışındaki ülkeleri de etkileyebilir
Elektrik ve hidrojen hariç, ithalatçılara yıllık toplam 50 tonun altında ürün getirmeleri durumunda CBAM mali yükümlülükleri uygulanmayacak. CBAM bir AB politikası olsa da küresel ticarette bazı değişiklikler yaratması bekleniyor.

AB’ye yoğun ihracat yapan ülkeler, rekabet güçlerini koruyabilmek için temiz teknolojilere yatırım yapmalı ve emisyonlarını azaltmak zorunda kalacak.

Türkiye üzerindeki etkileri nasıl olacak?
Türkiye de CBAM kapsamına girecek ve demir-çelik, çimento, alüminyum, gübre ve hidrojen sektörleri sınırda karbon vergisinden etkilenecek. SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi’nin analizine göre, CBAM kapsamındaki ürünlerin AB’ye ihracatı Türkiye’nin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 6-7’sini oluşturuyor. Bu nedenle karbon vergisinin makroekonomik etkisinin sınırlı olması öngörülüyor.

Türkiye’nin CBAM’a karşı kırılganlığı özellikle demir-çelik ve alüminyum sektörlerinde öne çıkıyor. Bu sektörlerde yüksek enerji tüketimi, ithal girdi bağımlılığı ve düşük birimli katma değer söz konusu. Çimento ve gübre sektörlerinde ihracat hacmi görece sınırlı olsa da karbon yoğunluğu ve taşımaya dayalı maliyetler nedeniyle benzer bir baskı altında olacaklar.

Londra merkezli Carbonaires Limited Yönetici Ortağı Rasih Öztürkmen, CBAM’ın 2026’dan itibaren mali yükümlülük getireceğini ve 2028’e doğru kapsam ve denetimlerin genişlediği bir ticaret standardı haline geleceğini belirterek, “AB’ye ihracatta artık ürün kadar, ürünün nasıl üretildiği ve bunun ölçülebilir şekilde ispatlanması da belirleyici olacak.” dedi.

Öztürkmen, demir-çelik, alüminyum, çimento, gübre, elektrik ve hidrojen sektörlerinde AB’ye ihraç edilen ürünlerin gömülü emisyonları için CBAM sertifikası satın alma yükümlülüğünün başladığını ifade ederek, “Bu durum, AB ithalatçılarının Türk üreticilerden tesis bazlı ve doğrulanabilir emisyon verisi talep etmesi anlamına geliyor. Veri sunulamaması halinde daha yüksek varsayılan emisyonlar üzerinden maliyet oluşacak.” diye ekledi.

Ayrıca, işletmelerin atması gereken adımlara dikkat çeken Öztürkmen, “Şirketler şimdiden, ürün ve tesis bazlı emisyon muhasebesi kurma, ölçüm ve doğrulama süreçlerini erkenden standartlaştırma, 2028’de kapsama girebilecek ürünleri bugünden analiz etme, AB’deki müşterileri ile veri paylaşımını ve maliyet yönetimini ticari olarak netleştirme konularında adımlar atmalı.” ifadelerini kullandı.

0
be_endim
Beğendim
0
dikkatimi_ekti
Dikkatimi Çekti
0
do_ru_bilgi
Doğru Bilgi
0
e_siz_bilgi
Eşsiz Bilgi
0
alk_l_yorum
Alkışlıyorum
0
sevdim
Sevdim