Loading...
tr usd
USD
0.05%
Amerikan Doları
43,72 TRY
tr euro
EURO
0%
Euro
51,85 TRY
tr chf
CHF
0.11%
İsviçre Frangı
53,29 TRY
tr jpy
JPY
0%
Japon Yeni
0,00 TRY
tr rub
RUB
0.43%
Rus Rublesi
0,52 TRY
tr cny
CNY
0.12%
Çin Yuanı
5,96 TRY
tr gbp
GBP
-0.47%
İngiliz Sterlini
59,35 TRY
tr eur-usd
EURO/USD
-0.05%
Euro Amerikan Doları
1,18 TRY
bist-100
BIST
-0.78%
Bist 100
14.227,29 TRY
usd gau
Petrol
-1.92%
Brent Petrol
67,33 USD
gau
GR. ALTIN
-2.23%
Gram Altın
6.859,19 TRY
btc
BTC
-1.9%
Bitcoin
67.585,10 USDT
eth
ETH
-0.31%
Ethereum
1.992,21 USDT
bch
BCH
-0.27%
Bitcoin Cash
567,70 USDT
xrp
XRP
-0.58%
Ripple
1,48 USDT
ltc
LTC
-2.02%
Litecoin
54,01 USDT
bnb
BNB
-1.37%
Binance Coin
618,61 USDT
sol
SOL
-1.78%
Solana
84,91 USDT
avax
AVAX
-1.16%
Avalanche
9,15 USDT
ada
ADA
-1.28%
Cardano
0,28 USDT
dot
DOT
-1.58%
Poladot
1,35 USDT
doge
DOGE
-0.09%
Doge Coin
0,10 USDT
shib
SHIB
-1.21%
Shiba Inu
0,00 USDT
featured

Mohamed El-Erian: Küresel büyümeyi taşıyan iki “fabrika” da risk altında

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Reklam Alanı

Özet:

Ünlü ekonomist Mohamed El-Erian’a göre küresel ekonomi son iki yılda ABD sermaye piyasaları ve Çin’in ihracat makinesi sayesinde beklenenden güçlü seyretti. Ancak bu iki ana büyüme motoru artık ciddi risklerle karşı karşıya. ABD’de borç ve varlık balonu endişeleri artarken, Çin’in ihracat modeli küresel ticaret direnciyle sınanıyor. El-Erian, yatırımcıları “ince kuyruklu” iyimser senaryolara kapılmamaları konusunda uyarıyor.


Küresel ekonomi beklenenden dirençliydi

Küresel ekonomi ve finansal piyasalar, geçen yıl ticaret savaşları, jeopolitik şoklar, Fed’in bağımsızlığına yönelik tartışmalar ve büyüme endişelerine rağmen güçlü bir performans sergiledi. Ancak 2026’ya girilirken yaşanan dalgalı başlangıç, bu direncin kalıcı olmayabileceğine işaret ediyor.

Mohamed El-Erian’a göre 2025’te küresel büyümeyi ayakta tutan iki temel “yüksek basınçlı fabrika” bulunuyor. Bu iki motor, aynı zamanda sistemik risklerin de kaynağı haline gelmiş durumda.


Birinci motor: ABD sermaye piyasaları

İlk büyüme motoru, El-Erian’ın “ABD sermaye piyasası fabrikası” olarak tanımladığı yapı. Bu sistem, son yıllarda olağanüstü bir finansal mühendislik ve maliyet etkinliği sergiledi. ABD ekonomisi, değişen para politikası koşullarına rağmen yapay zekâ merkezli büyük bir yatırım döngüsünü finanse edebildi.

Bu süreç, yalnızca teknoloji yatırımlarını değil; şirket birleşmeleri, satın almalar ve hanehalkı finansmanını da destekledi. Firmalar, birkaç yıl öncesine kıyasla çok daha düşük maliyetle ölçek büyütebildi.

Ancak El-Erian’a göre bu modelin yarattığı borç birikimi, yapay zekâ kaynaklı verimlilik artışının beklendiği kadar hızlı ticarileşmemesi durumunda ciddi bir finansal balon riskini beraberinde getiriyor.

/*! This file is auto-generated */!function(d,l){“use strict”;l.querySelector&&d.addEventListener&&”undefined”!=typeof URL&&(d.wp=d.wp||{},d.wp.receiveEmbedMessage||(d.wp.receiveEmbedMessage=function(e){var t=e.data;if((t||t.secret||t.message||t.value)&&!/[^a-zA-Z0-9]/.test(t.secret)){for(var s,r,n,a=l.querySelectorAll(‘iframe[data-secret=”‘+t.secret+'”]’),o=l.querySelectorAll(‘blockquote[data-secret=”‘+t.secret+'”]’),c=new RegExp(“^https?:$”,”i”),i=0;i


ABD tahvilleri ve dolar alarm veriyor

ABD tahvilleri ile doların aynı anda değer kaybetmesi, geçmişte nadiren görülen bir tablo. Bu durum, olası bir sert bilanço küçülmesi (deleveraging) sürecinin büyüme ve finansal istikrar üzerinde baskı yaratabileceğine işaret ediyor.

Reklam Alanı

Ayrıca Japon tahvil piyasasında artan kırılganlık, küresel finans sistemine bulaşma (contagion) riski taşıyor ve ABD piyasalarını da dolaylı olarak etkileyebilir.

/*! This file is auto-generated */!function(d,l){“use strict”;l.querySelector&&d.addEventListener&&”undefined”!=typeof URL&&(d.wp=d.wp||{},d.wp.receiveEmbedMessage||(d.wp.receiveEmbedMessage=function(e){var t=e.data;if((t||t.secret||t.message||t.value)&&!/[^a-zA-Z0-9]/.test(t.secret)){for(var s,r,n,a=l.querySelectorAll(‘iframe[data-secret=”‘+t.secret+'”]’),o=l.querySelectorAll(‘blockquote[data-secret=”‘+t.secret+'”]’),c=new RegExp(“^https?:$”,”i”),i=0;i


İkinci motor: Çin’in ihracat makinesi

İkinci büyüme motoru ise Çin’in son derece esnek ve uyum sağlayabilen ihracat modeli. Çin, ABD’ye ihracatta yaklaşık yüzde 20’lik düşüşe rağmen 1,2 trilyon dolarlık rekor dış ticaret fazlası vermeyi başardı.

Bu sayede Pekin yönetimi, emlak sektöründeki toparlanma zayıflığına ve temkinli tüketici davranışlarına rağmen yüzde 5 civarında büyümeyi korudu. Aynı zamanda iç talebi canlandırmaya yönelik yapısal reformlar için zaman kazandı.

Bu süreçte Çin; elektrikli araçlar, yeşil enerji ve telekomünikasyon gibi alanlarda da önemli teknolojik ilerlemeler kaydetti.


Çin ihracatı da sınırlarla karşılaşıyor

Ancak El-Erian’a göre Çin’in ihracat modeli de artık zorlanıyor. Sorun yalnızca ABD’nin uyguladığı gümrük tarifeleri değil. Çinli üreticiler, yönlendirdikleri ihracatın Avrupa ve Asya’da ne ölçüde absorbe edilebileceğini test ediyor.

Birçok ülke, Çin kaynaklı arz artışına karşı korumacı refleksler geliştirmeye başladı. Bu da Çin’in ihracata dayalı büyüme stratejisinin sürdürülebilirliğini belirsizleştiriyor.


2026 için “kalın kuyruklu” senaryolar

El-Erian, yatırımcıları klasik “çan eğrisi” yaklaşımına güvenmemeleri konusunda uyarıyor. Ona göre, istikrarlı büyüme ve rekor varlık fiyatlarının ana senaryo olduğu “ince kuyruklu” dağılımlar artık geçerli değil.

Merkezde yalnızca yüzde 50 olasılığa sahip bir ana senaryo bulunuyor. Bunun etrafında ise iki “kalın kuyruklu” ihtimal öne çıkıyor:

  • Olumlu senaryo: ABD’de yapay zekâ, Çin’de yeşil teknoloji kaynaklı verimlilik artışı beklenenden erken sonuç verir. 1990’ları andıran bir yüksek büyüme dönemi başlar, borç yükleri azalır.

  • Olumsuz senaryo: Küresel korumacılık artar, tahvil ve döviz piyasalarında sert dalgalanmalar yaşanır, 1970’lere benzer stagflasyonist bir dönem ortaya çıkar.


Yatırımcılara uyarı: Pasif stratejiler yetmeyebilir

El-Erian’a göre yatırımcılar, son yıllarda popüler olan “endeksi al ve bekle” yaklaşımına aşırı güvenmemeli. Bunun yerine daha taktiksel, aşağıdan yukarıya (bottom-up) bir strateji benimsenmeli.

Yapay zekâ yatırımlarında yalnızca temel modelleri geliştiren şirketlere değil, teknolojinin benimsenme hızına ve gerçek kazananlara odaklanılması gerekiyor. Borç yatırımcılarının ise bilanço gücünü ve sermaye yapısındaki öncelik sırasını daha muhafazakâr şekilde değerlendirmesi şart.

Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]

0
be_endim
Beğendim
0
dikkatimi_ekti
Dikkatimi Çekti
0
do_ru_bilgi
Doğru Bilgi
0
e_siz_bilgi
Eşsiz Bilgi
0
alk_l_yorum
Alkışlıyorum
0
sevdim
Sevdim