Loading...
tr usd
USD
0.03%
Amerikan Doları
43,74 TRY
tr euro
EURO
0.05%
Euro
51,88 TRY
tr chf
CHF
0.11%
İsviçre Frangı
53,29 TRY
tr jpy
JPY
0%
Japon Yeni
0,00 TRY
tr rub
RUB
0.43%
Rus Rublesi
0,52 TRY
tr cny
CNY
0.12%
Çin Yuanı
5,96 TRY
tr gbp
GBP
0.03%
İngiliz Sterlini
59,51 TRY
tr eur-usd
EURO/USD
0.01%
Euro Amerikan Doları
1,19 TRY
bist-100
BIST
-0.78%
Bist 100
14.227,29 TRY
usd gau
Petrol
-1.84%
Brent Petrol
67,39 USD
gau
GR. ALTIN
-0.02%
Gram Altın
6.856,86 TRY
btc
BTC
-1.82%
Bitcoin
67.643,20 USDT
eth
ETH
0.16%
Ethereum
2.001,59 USDT
bch
BCH
-0.38%
Bitcoin Cash
567,04 USDT
xrp
XRP
-0.38%
Ripple
1,48 USDT
ltc
LTC
-1.26%
Litecoin
54,43 USDT
bnb
BNB
-1.34%
Binance Coin
618,81 USDT
sol
SOL
-1.22%
Solana
85,40 USDT
avax
AVAX
-0.95%
Avalanche
9,17 USDT
ada
ADA
-1.07%
Cardano
0,28 USDT
dot
DOT
-1.61%
Poladot
1,35 USDT
doge
DOGE
-0.04%
Doge Coin
0,10 USDT
shib
SHIB
-0.84%
Shiba Inu
0,00 USDT
featured

Gümrük Birliği’nin Geleceği Tartışılıyor: AB’nin Yeni Sanayi Politikası Türkiye’yi Zorluyor

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Reklam Alanı

Avrupa Birliği’nin yerli üretimi güçlendirmeyi hedefleyen “Made in Europe” yaklaşımı, Türkiye’nin Avrupa’daki üretim ağındaki rolünü belirsiz bir noktaya taşıdı. Türkiye’nin bu çerçevenin dışında bırakılması durumunda, otomotivden çeliğe kadar pek çok temel sektörde ciddi ekonomik maliyetlerle karşılaşılması bekleniyor. AB çevreleri ise bu risklerin azaltılması için Türkiye’nin siyasi ve ekonomik reformları gecikmeden hayata geçirmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

AB’nin küresel rekabet gücünü artırma amacıyla geliştirdiği bu yeni sanayi politikası, Türkiye açısından en önemli ticaret ortağıyla ilişkilerde yeni bir sınav anlamına geliyor. Türkiye’nin Avrupa üretim ekosistemindeki yerinin netleşmesi ya da bu sistemin dışında kalması, yalnızca ticari ilişkileri değil; sanayi altyapısını, rekabet kapasitesini ve uzun vadeli büyüme yönelimini de doğrudan etkileyecek bir dönüm noktası olarak görülüyor.

Yerli üretimi önceleyen bu sanayi hamlesinin AB Konseyi’nde ele alınması bekleniyor. Hazırlanan taslakta, ürünlerin yüzde 70’e kadar olan kısmının “Avrupa menşeli” olmasının şart koşulması gündemde. Elektrikli otomobiller, batarya teknolojileri, yenilenebilir enerji ekipmanları, çelik ve tekstil gibi stratejik alanları kapsayan bu düzenleme, tedarik zincirlerinin büyük ölçüde Avrupa sınırları içine çekilmesini amaçlıyor. Türkiye’nin bu tanımın dışında kalması halinde hangi sektörlerin ne ölçüde zarar göreceği, Gümrük Birliği’nin Ankara’ya bu süreçte bir koruma sağlayıp sağlayamayacağı ve Türkiye’nin nasıl bir strateji izlemesi gerektiği temel tartışma başlıkları arasında yer alıyor.

Paris Bosphorus Enstitüsü Başkanı Bahadır Kaleağası, gelişmeleri küresel dengelerdeki dönüşüm çerçevesinde ele alıyor. Günümüzde jeopolitiğin yalnızca askeri unsurlarla sınırlı olmadığını; tedarik zincirleri, teknoloji, iklim güvenliği ile finansal ve toplumsal dinamiklerin de belirleyici hale geldiğini vurgulayan Kaleağası, bu koşullarda AB’nin korumacı reflekslere yönelmesinin Türkiye açısından ciddi riskler barındırdığına dikkat çekiyor.

“AB, dünyanın en geniş ticaret anlaşmaları ağına sahip güç olmaya devam ederken Türkiye ile Gümrük Birliği ise 90’ların koşullarında yapılmış ve artık çağdışı kalmış bir yapı. Müzakere gücümüzü artırmak için iç ekonomik ve siyasi reformları hızlandırmak zorundayız. Hazırlıksız yakalanmanın bedeli ağır olur. Ekonomiyi sarsabilecek sonuçlar doğar”

Kaleağası’na göre, Türkiye’nin bu yeni döneme uyum sağlayamaması halinde hem üretim kapasitesi hem de Avrupa pazarındaki konumu ciddi şekilde zayıflayabilir.

0
be_endim
Beğendim
0
dikkatimi_ekti
Dikkatimi Çekti
0
do_ru_bilgi
Doğru Bilgi
0
e_siz_bilgi
Eşsiz Bilgi
0
alk_l_yorum
Alkışlıyorum
0
sevdim
Sevdim