DİSK-AR’ın yayımladığı Nisan ayı “Ücret Kayıpları İzleme Raporu” acı tabloyu ortaya koydu. 2026’nın ilk dört ayında işçilerin enflasyon ve vergi kaynaklı toplam kaybı 607 milyar TL’yi aşarken, ortalama bir işçi Nisan ayının 11 gününü sadece vergi ve enflasyon için çalışarak geçirdi.
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), çalışanların alım gücündeki sert düşüşü rakamlarla belgeledi. TÜİK’in Nisan ayı için açıkladığı yüzde 4,18 aylık ve yüzde 32,37 yıllık enflasyon verilerinin ardından hazırlanan rapor, yüksek enflasyon ve adaletsiz vergi sisteminin işçi ücretlerini nasıl erittiğini gözler önüne seriyor.
Toplam Kayıp 600 Milyar TL Barajını Geçti
Rapora göre, 16,6 milyon sigortalı işçiyi kapsayan hesaplamalarda, 2026 yılının ilk dört ayındaki toplam kayıp, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 42,9 artarak 607 milyar 153 milyon TL olarak kayıtlara geçti.
Kayıpların dağılımı ise şöyle:
-
Enflasyon Kaynağı: 310 milyar 879 milyon TL
-
Vergi ve Kesinti Kaynağı: 296 milyar 273 milyon TL
Ortalama İşçinin Kaybı Aylık 22 Bin TL’yi Buldu
DİSK-AR raporunda, 2026 yılı Ocak-Nisan dönemi için ortalama brüt işçi ücreti 63 bin 598 TL olarak baz alındı. Yapılan hesaplamalara göre bu ücrete sahip bir işçinin kaybı şu şekilde gerçekleşti:
-
Vergi ve Kesinti Yükü: 14 bin 981 TL
-
Enflasyon Kaybı (%14,64): 7 bin 310 TL
-
Toplam Aylık Kayıp: 22 bin 290 TL
Bu veriler ışığında, ortalama bir işçinin eline geçmesi gereken gelirden her ay net 12 bin 751 TL eksildiği görüldü. İşçiler, Nisan ayının en az 11 gününde aslında kendileri için değil, vergi ve enflasyon canavarı için mesai harcadı.
Asgari Ücretin %27’si Dört Ayda Eridi
Asgari ücretliler de ekonomik tablodan en ağır darbeyi alan kesim oldu. Brüt 33 bin 30 TL olan asgari ücretin, kesintiler sonrası net 28 bin 76 TL‘ye düştüğü hatırlatılan raporda, enflasyonun yıkıcı etkisi vurgulandı:
-
Dört aylık resmi enflasyon, net asgari ücrette 4 bin 110 TL’lik bir buharlaşmaya neden oldu.
-
Reel net asgari ücret 23 bin 965 TL seviyesine kadar geriledi.
-
Toplamda asgari ücretin yüzde 27,4’ü sadece dört ay içinde kesinti ve enflasyon nedeniyle yok oldu.
“Enflasyon Bir Emme Basma Tulumbadır”
Raporda yer alan en dikkat çekici ifadelerden biri ise gelir adaletsizliğine yapılan vurgu oldu: “Enflasyon işçi sınıfını yoksullaştıran bir emme basma tulumbadır. İşçilerden alıp zenginlere kaynak aktarmaktadır.”
DİSK-AR, vergi dilimlerinin düşüklüğü nedeniyle ücretlerin yılın daha ilk aylarında üst vergi dilimine girdiğini, bunun da çalışanlar üzerindeki vergi baskısını sürdürülemez hale getirdiğini belirtti.
Ücret Seviyesi Arttıkça Vergi Yükü Katlanıyor
Ücret seviyesi yükseldikçe vergi dilimi nedeniyle yaşanan kayıplar da geometrik olarak artıyor. İşte kademeli kayıp tablosu:
-
Asgari ücretin 1,5 katı ücret alanın kaybı: 15 bin 502 TL
-
Asgari ücretin 2 katı ücret alanın kaybı: 23 bin 415 TL
-
Asgari ücretin 3 katı ücret alanın kaybı: 38 bin 407 TL

