Avrupa Birliği’nin (AB) stratejik sektörlerde yerli üretimi korumayı amaçlayan “Made in EU” (AB menşei) düzenlemeleri, Türkiye için yeni bir fırsat kapısına dönüşüyor. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Gümrük Birliği’nin sağladığı hukuki zemin üzerinden Türkiye’nin bu süreçte “AB menşeli” kabul edilmesi için yürütülen diplomatik ve hukuki trafiği açıkladı.
Kritik Sektörlerde “Türk Malı” Eşitliği
AB’nin hazırladığı Sanayi Hızlandırma Yasası Taslağı, özellikle yeşil dönüşüm ve enerji güvenliğiyle ilgili alanlarda kamu alımları için sert kriterler getiriyor. Bakan Bolat, bu kapsamda; çelik, alüminyum, beton gibi temel sanayi ürünlerinin yanı sıra güneş panelleri, rüzgar enerjisi, batarya sistemleri ve nükleer teknolojiler gibi yüksek katma değerli alanlarda Türkiye’nin konumunun netleşmesi için müzakerelerin devam ettiğini belirtti.
Bakan Bolat: “Avrupa Komisyonu ile Mutabakat Sağlandı”
Bakan Bolat, milletvekillerinden gelen sorulara verdiği yanıtta, Türkiye’nin AB ihalelerinde dezavantajlı duruma düşmemesi için atılan somut adımları şu sözlerle aktardı:
Süreç Nasıl İşleyecek?
Yapılan açıklamalar ışığında, Türkiye ile AB arasında kamu alımları özelinde bir karşılıklı pazar açılımı anlaşması hedefleniyor. Bu anlaşmanın hayata geçmesiyle birlikte:
-
İhale Avantajı: Türk firmaları, AB ülkelerindeki dev ihalelerde “yabancı tedarikçi” engeline takılmadan rekabet edebilecek.
-
Menşe Kabulü: Türkiye’de üretilen ürünler, AB’nin yerli üretim şartını (Made in EU) karşılamış sayılacak.
-
Sektörel Genişleme: Otomotivden enerji sistemlerine kadar geniş bir yelpazede ihracat kapasitesinin korunması sağlanacak.
Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda başlayacak teknik görüşmelerle, Türkiye’nin Gümrük Birliği’nden doğan haklarının modernize edilmesi ve sanayicinin Avrupa pazarındaki payının güvence altına alınması bekleniyor.

