İran savaşı sonrası ilan edilen ateşkes, küresel piyasalarda güçlü bir rahatlama rallisi ve petrol fiyatlarında sert düşüş getirdi. Ancak uzmanlara göre bu iyimserlik kalıcı olmayabilir. Enerji fiyatları, enflasyon ve büyüme üzerindeki savaş kaynaklı baskılar uzun süre devam edebilir.
Ralli güçlü, ama kırılgan
İran savaşında ilan edilen ateşkesin ardından küresel piyasalarda yaşanan sert yükseliş ve petrol fiyatlarındaki düşüş sürpriz olmadı. Ancak ilk coşkunun ardından ortaya çıkacak tablo, yatırımcıların düşündüğünden çok daha karmaşık ve zorlu olabilir.
Piyasalardaki bu iyimserliğin kısa sürede zayıflaması bekleniyor. En büyük risk ise iki haftalık ateşkesin bozulması ve petrol fiyatlarının yeniden 100 doların üzerine çıkması.
RAPORU İNCELE →
Ancak ateşkes kalıcı olsa bile, son altı haftada oluşan ekonomik hasarın etkileri uzun süre hissedilmeye devam edecek.
“Dipten al” alışkanlığı sürüyor
ABD borsaları, jeopolitik şoklara rağmen hızlı toparlanma refleksini sürdürüyor. Nasdaq endeksi savaş öncesi seviyelerine geri dönerken, S&P 500 de benzer bir performans sergiliyor.
ÖRNEK RAPORU GÖR →
Son yıllarda yatırımcıların benimsediği “dipten al” stratejisi, piyasalardaki dalgalanmalara rağmen risk iştahını canlı tutuyor. Ancak bazı analistler, piyasaların bu kez fazla iyimser davrandığını düşünüyor.
TD Securities stratejistlerine göre:
“Normalleşme, savaş öncesi döneme göre çok farklı olacak. Enerji arzı, enflasyon, büyüme ve para politikası dengelerinin oturması aylar alabilir.”
Enerji fiyatları hâlâ yüksek
Petrol fiyatları savaş zirvesine göre düşmüş olsa da hâlâ oldukça yüksek seviyelerde.
- ABD ham petrolü zirveye göre %20 geriledi
- Ancak savaş öncesine göre hâlâ %40 daha pahalı
- Yıllık bazda ise yaklaşık %60 daha yüksek
Bu durum, enflasyon üzerindeki baskının devam edeceğine işaret ediyor.
Uzmanlara göre benzin, jet yakıtı, elektrik ve gübre gibi kalemlerde fiyatların kısa sürede eski seviyelere dönmesi beklenmiyor. Bu da hem hane halkı harcamalarını hem de şirket kârlılıklarını olumsuz etkileyecek.
Enflasyon ve faiz görünümü zorlaşıyor
ABD’de enflasyonun yıl boyunca %3’ün altına kalıcı şekilde inmesi zor görünüyor. Hatta bazı senaryolarda %4 seviyesine yaklaşma ihtimali daha yüksek değerlendiriliyor.
Bu tablo, merkez bankalarının faiz indirimi konusunda daha temkinli davranmasına yol açıyor. Hatta bazı durumlarda faiz artışı ihtimali bile gündeme gelebilir.
Fed’in son toplantı tutanakları da politika yapıcıların hem enflasyon hem büyüme riskleri konusunda endişeli olduğunu ortaya koydu.
Hürmüz Boğazı kritik belirleyici olmaya devam ediyor
Petrol fiyatlarında kalıcı bir rahatlama için Hürmüz Boğazı’ndan günlük en az 10 milyon varillik geçişin yeniden sağlanması gerekiyor. Bu da savaş öncesi seviyenin yaklaşık yarısına denk geliyor.
Ancak mevcut koşullarda bu seviyeye kısa vadede ulaşılması pek mümkün görünmüyor.
Stagflasyon riski yeniden gündemde
Savaşın etkileri yalnızca enerji fiyatlarıyla sınırlı değil. Ekonomide daha geniş çaplı bir baskı oluşmuş durumda:
- Büyüme yavaşlıyor
- Enflasyon yüksek kalıyor
- Kamu maliyesi bozuluyor
- Borçlanma maliyetleri artıyor
Bu tablo, klasik bir stagflasyon riskini yeniden gündeme getiriyor.
Uzmanlara göre hükümetlerin kriz sürecinde artan harcamaları ve borç yükü de ekonomik dengeleri zorluyor.
Belirsizlik yeni normal olabilir
ABD Başkanı Donald Trump’ın politikalarıyla artan küresel belirsizlik, yatırım kararlarını daha zor ve riskli hale getiriyor.
Ekonomistler, büyük ölçekli savaşların genellikle finansal krizlerden daha kalıcı ekonomik hasar bıraktığını vurguluyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası’nın önümüzdeki toplantılarında bu risklerin detaylı şekilde ele alınması bekleniyor.
Yatırımcılar için kritik mesaj: Temkinli olun
Kısa vadede ateşkes, riskli varlıklar için olumlu bir gelişme olarak görülse de, uzmanlar yatırımcıları aşırı iyimserlik konusunda uyarıyor.
Citi stratejistlerine göre mevcut ortamda piyasaya “tam anlamıyla girmek” riskli olabilir.
Önümüzdeki dönemde:
- Daha seçici yatırım stratejileri
- Artan volatilite
- Daha temkinli risk yönetimi
öne çıkacak başlıklar arasında yer alıyor.
Sonuç: Rahatlama var, çözüm yok
Ateşkes piyasalara kısa vadeli bir nefes aldırmış olsa da, ekonomik gerçekler daha zorlu bir sürece işaret ediyor.
Enerji fiyatları, enflasyon, büyüme ve jeopolitik riskler hâlâ yüksek seviyelerde. Bu nedenle mevcut iyimserliğin kalıcı bir trendden çok geçici bir rahatlama olarak değerlendirilmesi daha gerçekçi görünüyor.
Jamie McGeever, Reuters
Detaylı analizi gör

