Loading...
tr usd
USD
0.26%
Amerikan Doları
44,68 TRY
tr euro
EURO
0.25%
Euro
52,36 TRY
tr chf
CHF
0.11%
İsviçre Frangı
53,29 TRY
tr jpy
JPY
0%
Japon Yeni
0,00 TRY
tr rub
RUB
0.43%
Rus Rublesi
0,52 TRY
tr cny
CNY
0.12%
Çin Yuanı
5,96 TRY
tr gbp
GBP
0.18%
İngiliz Sterlini
60,10 TRY
tr eur-usd
EURO/USD
0.08%
Euro Amerikan Doları
1,17 TRY
bist-100
BIST
1.42%
Bist 100
13.883,82 TRY
usd gau
Petrol
0.8%
Brent Petrol
96,69 USD
gau
GR. ALTIN
-0.13%
Gram Altın
6.821,88 TRY
btc
BTC
0.03%
Bitcoin
71.809,87 USDT
eth
ETH
0.16%
Ethereum
2.193,62 USDT
bch
BCH
-0.91%
Bitcoin Cash
439,04 USDT
xrp
XRP
-0.46%
Ripple
1,34 USDT
ltc
LTC
-0.09%
Litecoin
54,50 USDT
bnb
BNB
-0.33%
Binance Coin
601,04 USDT
sol
SOL
0.13%
Solana
83,44 USDT
avax
AVAX
-0.74%
Avalanche
9,30 USDT
ada
ADA
-1.21%
Cardano
0,25 USDT
dot
DOT
-0.52%
Poladot
1,29 USDT
doge
DOGE
-0.3%
Doge Coin
0,09 USDT
shib
SHIB
-0.27%
Shiba Inu
0,00 USDT
featured

Çetin Ünsalan:  Ülkenin dövizle imtihanı

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Reklam Alanı

Ülkenin dövizi sabit tutup, ekonomide algı yönetmek, bunun için de 44 rakamına iki katına çıkan faiz ödemesi ve bütçe açığını tercih etmek gibi akıl almaz bir yöntemle idare edildiği günümüzde, zaten sıkıntılı olan bu yapının, son gelişmelerle birlikte önümüze yeni riskleri koyduğunun ipuçları gelmeye başladı.

Serseri paranın bile güvenli limana doğdu yönelik iki hafta içinde 15 milyar doların ülkeye terk ettiğini, çıkışları dizginlemek için 128 milyar dolar harcanmasından ders alınmadığını, altın rezervlerindeki değerlemeyle fiktif rezerv artışı yaşandığını gelişmelerin deşifresini iyi yapan herkes görüyor.

Elbette bizlerin gazeteci olarak ya da finansal okuryazarlığı olan vatandaşlar olarak gördüğümüzü, zaten işi finans olan ve fon yöneten insanlar çoktan görmüş vaziyetteler. Bu nedenle de açıkları finanse etmekle ilgili sorunlarımızın büyüyeceği gerçeği sürpriz olarak önümüzde durmuyor.

Buna karşılık şirketlerden ülkenin pozisyon açığına kadar açıkların sürekli arttığını görüyoruz. Cari açık finansmanı hesaba katılmaksızın, finans dışı sektörlerin, yani reel sektörün Ocak 2026 itibariyle döviz pozisyon açığı 198 milyar dolar seviyesine yaklaştı.

Vadesine bakılmaksızın kısa vadeli borç ödemesi için bulunması gereken miktar ise 240 milyar dolara koşuyor. Ülkenin genel tablosuna baktığınızda yurtdışı pozisyonu da eksi 345 milyar dolar.

Borçlarımıza baktığımızda ise yarıya yakınının dolar, önemli bir bölümünün avro, çok küçük bir kısmının TL ve diğer başlıklardan oluştuğunu görüyoruz. Bu işin bulmamız gereken para kısmı, yani gider.

Gelirlerimizi incelediğimizde ihracat ve turizm başlığı öne çıkıyor. Her ikisinin de çok tatlı bir sene geçirmeyeceğini bugünden öngörmek mümkün. Fakat ikisine de ‘her şeye rağmen gelir’ baskısının yapılacağı da açık.

Yani gelir getiremeyen ya da getirmek için de çok ciddi riskler üstelenen bir yapıdan bahsediyoruz. Bu fotoğrafın bize anlattığı, şayet bir mucize olmazsa iki alternatifin önümüzde olduğu gerçeği.

Ya kontrolü elden kaçırarak, bir döviz / TL kırılmasına neden olacağız ya da tabelayı aynı tutmak uğruna, teşbih yerindeyse TL yakarak bütçe açığını ve faiz giderlerini patlatacağız.

Şimşek yönetimindeki ekonomi kurmaylarının kur ile ilgili saplantılarını biliyoruz. Buradaki bir oynamanın algıda bozulmaya neden olacağına inanıyorlar. Ayrıca bu tip bir düzeltme zaten tek sermaye girişi olan carry trade ile ani vedalaşmalara da neden olabilir.

Demek ki düz mantık kurarsak, tabelayı aynı tutmak için daha fazla TL yakmak, açıkları da vatandaştan tahsil etmek yoluna gitmeyi deneyecekler. Bunun da çöken satın alma gücü ile firmaların sermaye erimesi gerçeğini dikkate alırsanız, geriye kayıt dışı ekonominin arttığı ya da tahakkuk / tahsilat oranlarının çöktüğü bir ihtimal beliriyor. Çık çıkabilirsen işin içinden.

[email protected]

Reklam Alanı
0
be_endim
Beğendim
0
dikkatimi_ekti
Dikkatimi Çekti
0
do_ru_bilgi
Doğru Bilgi
0
e_siz_bilgi
Eşsiz Bilgi
0
alk_l_yorum
Alkışlıyorum
0
sevdim
Sevdim