Loading...
tr usd
USD
-0.02%
Amerikan Doları
43,72 TRY
tr euro
EURO
-0.01%
Euro
51,85 TRY
tr chf
CHF
0.11%
İsviçre Frangı
53,29 TRY
tr jpy
JPY
0%
Japon Yeni
0,00 TRY
tr rub
RUB
0.43%
Rus Rublesi
0,52 TRY
tr cny
CNY
0.12%
Çin Yuanı
5,96 TRY
tr gbp
GBP
-0.02%
İngiliz Sterlini
59,37 TRY
tr eur-usd
EURO/USD
0.01%
Euro Amerikan Doları
1,19 TRY
bist-100
BIST
-0.78%
Bist 100
14.227,29 TRY
usd gau
Petrol
-1.88%
Brent Petrol
67,36 USD
gau
GR. ALTIN
0.09%
Gram Altın
6.864,15 TRY
btc
BTC
-1.69%
Bitcoin
67.727,65 USDT
eth
ETH
-0.13%
Ethereum
1.995,72 USDT
bch
BCH
-0.13%
Bitcoin Cash
568,49 USDT
xrp
XRP
-0.05%
Ripple
1,49 USDT
ltc
LTC
-1.49%
Litecoin
54,30 USDT
bnb
BNB
-1.33%
Binance Coin
618,90 USDT
sol
SOL
-1.49%
Solana
85,16 USDT
avax
AVAX
-0.97%
Avalanche
9,17 USDT
ada
ADA
-1.12%
Cardano
0,28 USDT
dot
DOT
-1.32%
Poladot
1,36 USDT
doge
DOGE
0.11%
Doge Coin
0,10 USDT
shib
SHIB
-0.64%
Shiba Inu
0,00 USDT
featured

Doların tahtı sallanıyor mu? Fazla iyimser olmayın

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Reklam Alanı

ABD dolarının küresel sistemdeki hâkimiyetinin sona yaklaştığına dair uyarılar yeniden gündemde. Bu endişelerin arkasında ise açık bir neden var: Başkan Donald Trump’ın ikinci döneminde, ABD’nin ekonomik ve finansal gücünü ayakta tutan kurumlar ve normlar üzerindeki baskının artması. Özellikle Fed’in bağımsızlığına yönelik saldırılar ve müttefiklere karşı savrulan keyfi gümrük tarifesi tehditleri, küresel yatırımcı güvenini zedeliyor.

Alarmist görüşe göre, ABD yönetişimine olan güvenin aşınması, dolar cinsi varlıklardan — başta ABD Hazine tahvilleri olmak üzere — hızlı bir çıkışı tetikleyebilir ve zamanla yeni bir küresel para düzeninin kapısını aralayabilir. Ancak bu senaryo, sanıldığı kadar gerçekçi değil.

“Alternatifi yok”tan daha fazlası

Doların gücü, sıkça dile getirilen “alternatifi yok” argümanından çok daha sağlam temellere dayanıyor. Euro ve Çin yuanının yapısal sınırlılıkları elbette biliniyor; ancak doların asıl avantajı, küresel finans sistemine derinlemesine gömülü olması. Bu gömülülüğün boyutu çoğu zaman hafife alınıyor.

Bugün dünya merkez bankalarının döviz rezervlerinin yaklaşık %56’sı dolar cinsi varlıklardan oluşuyor. Uluslararası ticaretin, sınır ötesi banka kredilerinin ve küresel tahvil ihraçlarının da benzer bir payı dolar üzerinden yürütülüyor. Döviz piyasalarında ise işlemlerin yaklaşık %90’ında dolar kullanılıyor. Örneğin Malezya ringgiti ile Şili pesosu arasında işlem yapmak isteyen bir aktör, genellikle önce dolara geçiyor; çünkü iki para birimi arasında doğrudan likidite yok denecek kadar az.

Asıl kilit: Döviz swap piyasası

Bu göstergeler etkileyici olsa da, doların dayanıklılığını asıl ortaya koyan alan döviz swap piyasası. Bu piyasada faaliyet gösterenler; uluslararası bankalar, menkul kıymet şirketleri, çok uluslu firmalar, sigorta şirketleri ve emeklilik fonları gibi küresel finansın en büyük aktörleri.

Bu kurumlar, döviz riskini yönetmek için aynı para birimini iki kez alıp satarak (spot ve vadeli) swap işlemleri yapıyor. Örneğin Japon hayat sigortası şirketleri, portföylerinin önemli bir bölümünü ABD tahvillerine yatırıyor. Ancak yükümlülükleri yen cinsinden olduğu için dolar-yen kurundaki dalgalanmalara karşı kendilerini swaplarla koruyorlar.

Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) verilerine göre, küresel swap piyasasında dolaşımdaki toplam tutar 100 trilyon doların üzerinde ve işlemlerin yaklaşık %90’ı dolar içeriyor. Bu ölçekte bir sistemin çözülüp başka bir para birimiyle ikame edilmesi, son derece maliyetli ve pratikte neredeyse imkânsız.

Yaptırımlar neden hâlâ güçlü?

Doların küresel payının azalsa bile etkisini yitirmeyeceğini savunan bir diğer yanlış argüman, ABD’nin yaptırım gücünün zayıflayacağı iddiası. Oysa yaptırımların etkinliği, bankaların dolar sistemine erişim ihtiyacından kaynaklanıyor. ABD, herhangi bir bankayı — nerede olursa olsun — dolar bazlı sistemden dışlamakla tehdit edebildiği sürece bu silah etkili kalıyor.

Dolar, uluslararası ticaret ve finansın ana arteri olmaya devam ettiği sürece, bu yaptırım gücü de sürecek.

Reklam Alanı

/*! This file is auto-generated */!function(d,l){“use strict”;l.querySelector&&d.addEventListener&&”undefined”!=typeof URL&&(d.wp=d.wp||{},d.wp.receiveEmbedMessage||(d.wp.receiveEmbedMessage=function(e){var t=e.data;if((t||t.secret||t.message||t.value)&&!/[^a-zA-Z0-9]/.test(t.secret)){for(var s,r,n,a=l.querySelectorAll(‘iframe[data-secret=”‘+t.secret+'”]’),o=l.querySelectorAll(‘blockquote[data-secret=”‘+t.secret+'”]’),c=new RegExp(“^https?:$”,”i”),i=0;i

Asıl risk başka yerde

Trump’ın ekonomi politikalarındaki savrukluk elbette riskli. ABD’nin artan borçlanma ihtiyacı ve siyasallaşmış bir Fed algısı, küresel yatırımcıları ABD tahvillerinden çıkışa itebilir. Böyle bir kriz, doların merkezî rolü nedeniyle daha da yıkıcı olabilir. Ancak bu, doların küresel sistemden düşmesiyle aynı şey değil.

Sonuç olarak, Washington’ın finansal silahının kendi kendini imha edeceği yönündeki beklentiler fazlasıyla hayalci. Tüm sorunlarına rağmen dolar, küresel para sisteminin merkezinde kalmaya devam edecek.

Kaynak:  FT


Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz?
Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir.
Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]

0
be_endim
Beğendim
0
dikkatimi_ekti
Dikkatimi Çekti
0
do_ru_bilgi
Doğru Bilgi
0
e_siz_bilgi
Eşsiz Bilgi
0
alk_l_yorum
Alkışlıyorum
0
sevdim
Sevdim